Türkiye'nin en dijital dergisiyiz.
Dilini, kültürünü, kendine ait olanı,özünü görmek isteyen gönüllere yeni bir hikmet;yepyeni bir dergiyiz! Gönüllü bir girişim olan bu yaklaşımımızın, bir anda olmasa da zamanla inanmış sinelerin etkisiyle daha çok kişiye ulaşacağını ümit ediyoruz.
Kitap Önerileri
Teknolojinin de etkisiyle hayatımızda o kadar çok yazar ve roman var ki hangisini alıp okuyacağımızı bulmak çok zor. Sizi bu yükten kurtarıp romanların içeriklerini hızla öğrenmek istemez misiniz?
siz de yazılarını paylaşabilirsiniz.
sokak edebiyatı yediden yetmişe herkese hitaben tasarlanmış ve hizmet vermektedir.
Konu fark etmeksizin, hem okuyup hem yazabileceksiniz.
Bu uygulamada yazarların paylaştığı yazıları takip edebilir ve sizde yazmayı seviyorsanız başvuruda bulunarak bir yazar olarak yazılarınızı paylaşabilirsiniz. Uygulamanın kullanımı oldukça basit ve uygulama oldukça kullanışlıdır. Tüm yazılanlardan haberdar olmak için uygulamayı telefonunuza indirmeniz yeterlidir. Unutmayalım ki; Huzur ve ufuk okumakta gizlidir. Okumak ise sevmekte...Sevmek ise yaşamakta...
Mehmed Uzun'a dair her şey burada
Mehmed Uzun (1953, Siverek – 11 Ekim 2007, Diyarbakır), Kürt yazar. Hayatı: 1977 yılından beri İsveç’te yaşayan Uzun, Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. 1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan Uzun hakkında, Türkiye’de çok sayıda dava açıldı. 1981’de Türk vatandaşlığından atıldı ve 1992 yılına kadar Türkiye’ye gelemedi. Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp’te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği’nin de üyesi olan Uzun’un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı. Mehmed Uzun, “Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık” romanı ve “Nar Çiçekleri” adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Uzun süredir yakalandığı mide kanseri nedeniyle tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 Ekim 2007 günü Diyarbakır’da yaşamını yitirdi. 13 Ekim günü Diyarbakır Ulucami’de kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla Yaşar Kemal, Şerafettin Elçi, Ahmet Türk ve Osman Baydemir’in yaptığı konuşmaların ardından Mardinkapı Mezarlığı’na defnedildi.